Tularemi
Tarihçe
- İlk kez 1911'de California’nın Tulare şehrinde tarla sincaplarında tanımlandı.
- 1912 Bacterium tularense izole edildi.
- 1959 Bakteri adı: Fracisella tularensis olarak değiştirildi.
George Walter McCoy (1876-1952)
Edward Francis (1872-1957). İnsan çalışması ile Nobel ödülü aldı.
Sinonim
- Pahvant Vadisi vebası
- Tavşan ateşi
- Geyik sineği ateşi
- Ohara ateşi
Etiyoloji
- Küçük, bipolar morfolojiye sahip, hareketsiz, sporsuz, zorunlu aerob, katalaz pozitif, intraselüler, Gram negatif kokobasil
- Toksin üretmez, zarfı ince lipopolisakkarid yapılı
- Yağ asitleri bakımından zengin ve yarı virülan bir kapsülle kuşatılmış bir hücre duvarı barındırır.
- Oldukça virulan bir bakteridir, sağlam deriden bile bulaşabildiğini bildiren yayınlar vardır.
- Sistein içeren FRANCİS besiyerinde 3-7 günde ürer.
- Proteobakteria şubesi - Gammaproteobacteria sınıfı - Francisellaceae ailesi - Francisella cinsi - F. tularensis türü (4 alt türü var)
- F. tularensis tek bir antijenik tipi var. Proteus OX19, Brucella, Yersinia ile antijenik benzerlik gösterir.
Bir makrofajı (sarı) enfekte eden F. tularensis (mavi)
F. tularensisi alt türleri
- F. t. tularensis (tip A, F. t. nearctica)
- Yüksek düzeyde virulandır.
- En öldürücüdür.
- Pnömoni ilişkilidir.
- Kuzey Amerikada yaygındır.
- F. t. holarctica (tip B, F. t. palaerctica)
- Avrupa ve Asya’da yaygındır.
- Daha az virulandır.
- Nadiren ölümcüldür.
- Hafif infeksiyonlar yapar
- Henüz FDA onayı almamış zayıflatılmış canlı aşısı vardır.
- F. t. mediasiatica
- Orta Asya’da görülmektedir.
- Holarctica ile benzer klinik yapar.
- F. t. novicida
- Kuzey ABD ve Avusturalya’da rastlanmaktadır.
- İmmun yetmezlikli kişilerde hastalık yapar
- Çok düşük virulansa sahiptir.
Epidemiyoloji
- Bakteri aylarca suda, çamurda, hayvan karkaslarında canlı kalabilir.
- B-laktamaz varlığı nedeniyle beta-laktamlara, makrolid ve kotrimoksazole dirençlidir.
- Aminoglikozidler, kloramfenikol, tetrasiklin ve kinolon duyarlıdır.
- Bakteriyel zoonozdur
- İnsandan insana bulaşmaz.
- Potansiyel olarak kategori A biyoterorizm ajanıdır. (Y. pestis, B. anthracis ve Ebola gibi)
- Memeliler, kuşlar, balıklar, amfibiler, eklembacaklılar ve protozoa gibi çok çeşitli hayvan türlerinden izole edilmiştir.
- Tarla-su fareleri gibi kemiricilerde, sincap, köstebek, tavşanlarda infeksiyon oluşturur.
- Su, idrar, dışkı, çamur, tüy infeksiyon kaynağı olabilir.
- Sularda serbest yaşayan amipler içinde uzun süre yaşayabilir.
- Derideki hafif sıyrık ile subkutan 10 bakteri, solunumla 10-50 bakteri infeksiyon yapabilir.
- Avcı, kasap, aşçı, veteriner: infekte hayvanın deri ve etine temasla bulaş olabilir.
- Daha çok hayvanlara ve tarım arazilerine yakın çalışan/yaşayan insanlarda görülmektedir.
Bulaşma
- İnsandan insana bulaş bildirilmemiştir.
- Enfekte hayvan (kemirgenler, tavşanlar..) teması ile bulaş: kış ayları
- Artropod (sert keneler..) ısırması ile bulaş: bahar ve yaz aylarn
- Sivrisinek ve kan emici sineklerle (Culex, Aedes cinsi)
- Sonbahar ve kış aylarında kemiricilerin kirlettiği sularla bulaş
- Sularda ve suda yaşayan kemiricilerde F. t. holarctica sorumlu
- Kontamine gıda tüketimi (orofaringeal form)
- İnfekte aerosol ve tozların solunması (F. t. tularensis)
- "çim biçme makinesi hastalığı" olarak ta anılmıştır
- Konjunktival bulaşta olasıdır.
Tularemi Salgınları
- Dünya:
- Kuzey yarım küredeki çoğu ülkede ve en sık İskandinav ülkeleri, Kuzey Amerika, Japonya ve Rusya’dabildirmiştir.
- Türkiye:
- 2005’den itibaren bildirimi zorunlu hastalıktır
- 2006-2010 arasında yaklaşık 1300 olgu bildirilmiştir.
- Lüleburgaz, Van, Antalya, Bursa Karacabey salgınları, Ankara Ayaş, Bolu Gerede, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Kocaeli
- Sonbahar ve kış aylarında daha sık görülür.
- Orofaringeal form baskındır. F. t. holarctica en sık etkendir.
- Enfekte farelerin kontamine ettiği klorlanmamış içme suyu kaynaklıdır.
F. tularensis alt türlerinin neden olduğu hastalığın küresel dağılımı
Tularemi İllere Göre Dağılımı (Ocak-Haziran 2010)
Patogenez
- Ömür boyu bağışıklık bırakır.
- Kapsülü virulans faktörüdür (PNL tarafından yıkım engellenir)
- Kapsülü olamayan mutant F. tularensis canlı aşı suşu (LVS) normal insan serumu bakterisidal etkisi tarafından hemen öldürülür.
- PNL’lerdeki oksidanlara bakterinin karşı koyabilme yeteneği vardır.
- Kemirgen makrofajlarında fagozom-lizozom füzyonunda, fagozom asidifikasyonunda ve konak demiri kullanımında yetersizlik vardır.
- Virulanstan sorumlu bir patojenite adası (FPI) saptanmıştır. Tip B’de FPI gen eksikliği nedeniyle düşük virulansa sahiptir.
- Bakteri makrofajlarda hücre içi yerleşim ile uzun süre yaşar.
- Deri-mukoza girişi → 3-5 gün sonra papül → sonra ülser → lokal çoğalma → lenf yoluyla bölgesel lenf nodlarına yayılım → Karaciğer, dalak ve akciğer gibi organlara yayılım → Bakteriyemi
- Tüm dokularda yoğun inflamatuvar yanıt oluşur. PNL infiltrasyonunu nekroz, MNL birikimi (Makrofaj, ve T lenfositleri içeren) izler.
- Sonuçta epiteloid hücre, dev hücre ve kazeöz nekroz → Granülom
- Tip A: doku nekrozu çok yaygın, çoğunda pnömoni var, Tip B’ye göre konakta çok hızlı çoğalır ve konak yanıtı belirgindir.
Klinik
- İnkübasyon süresi 3-5 gündür (1-21 gün).
- F. tularensis’in alttürlerine göre değişkenlik gösterir.
- F. t. tularensis insanlarda en enfeksiyöz patojenlerden biridir.
- Virulans, immünite, bakterinin giriş yeri ve inokulum miktarı önemlidir.
- Ani başlangıçlıdır.
- Ateş (38-40°C); tedavisiz olgularda haftalarca sürebilir.
- Rölatif bradikardi (%50)
- Üşüme, baş ağrısı
- Bulantı, kusma
- Kırıklık, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, terleme
- Solunum semptomları, boğaz ağrısı ve substernal ağrı başlıca şikayetlerdir.
- Rhabdomyolizis ve şokla hasta kaybedilir.
- F. t. holarctica nadiren fatal seyreder. Hastalığın uzamasına ve supuratif komplikasyonlara yol açar.
Tulareminin altı klinik formu tanımlanmıştır.
1- Ülseroglandüler Tularemi
- Dünyada erişkinde en sık görülen formdur (%40-85)
- En sık kene ısırması ile oluşur.
- Bazen de avcılara enfekte hayvan doku teması ile bulaşmaktadır.
- İnokülasyon yeri → 3-5 gün sonra kırmızı ağrılı papül → ağrılı düz tabanlı koyu kabuklu ülser
- Lezyon öncesi, beraberinde veya sonrasında ağrılı bölgesel LAP eşlik eder
- Hastalık 3-4 hafta devam edebilir
- Lenf nodunda süpürasyon görülebilir ve spontan drene olabilir.
- Yüksek ateş
- Ayırıcı tanı: Şarbon, orf, primer sifiliz, riketsiya çiçeği
2- Glandüler Tularemi
- %10-25
- Deri ülseri yoktur. (ülseroglandülerden farkı)
- Ateş + LAP
- Semptomlar tedavi verilmeyen olgularda haftalarca sürebilir.
- Ayırıcı Tanı: kedi tırmığı hastalığı, tüberküloz lenfadenit, şankroid, genital herpes, sekonder sifiliz, bubonik veba
3- Oküloglandüler Tularemi
- <%5
- Gözlerin kontamine sıvı ve elle teması ile oluşur.
- Gözde ağrı, sulanma, yanma, fotofobi en sık semptomlardır.
- Konjunktiva hiperemi ve ödemlidir.
- Parinaud sendromu görülür.
- Konjonktivit (sıklıkla tek taraflı)
- Preauriküler, submandibular veya servikal LAP
- Ayırıcı tanı: kedi tırmığı hastalığı, keratokonjonktivit (adenovirus, HSV), sifiliz, tüberküloz, orbitanın pyojenik bakteriyel enfeksiyonları
4- Pnömonik Tularemi
- <%5
- Kontamine aerosol inhalasyonu ile bakteri alınır (laborantlar için tehlikeli!)
- Tifoid/ülseroglandüler formun hematojen yayılımı ile oluşabilir.
- Ateş, öksürük, substernal yanma
- Hiler LAP, yama tarzı infiltrasyon, lober konsolidasyon, kavitasyon, plevral effüzyon
- Mortalite uygun tedavi ile <%2, tedavisiz vakalarda %7
- Ayırıcı Tanı: Toplum kökenli ve atipik pnömoniler (Lejyonelloz, Q ateşi), inhalasyon şarbonu, akciğer tüberkülozu
5- Tifoidal (septisemi) Tularemi
- <%5
- Giriş yeri belli değildir. Çok fazla bakteri alındığında oluşur.
- Devamlı ateş, üşüme, halsizlik, kilo kaybı
- Baş ağrısı, kas-eklem ağrısı, kusma, karın ağrısı, diyare, öksürük
- LAP yok
- Yüksek CK, miyoglobinüri, hiponatremi, kan kültüründe ürer
- Hastalığın ilerlemesiyle pnömoni, menenjit, akut böbrek yetmezliği, mortalite %50 (erken ve uygun tedaviyle %5)
- Ayırıcı tanı: Bruselloz, leptospiroz, endokardit, sıtma, Q ateşi, tifo, meningokoksemi, veba
6- Orofaringeal Tularemi
- Ülkemizde en sık görülen tularemi formudur.
- <%15 (Dünya)
- Kontamine su, iyi pişmemiş gıda alımı ile bulaşır.
- Ateş, boğaz ağrısı, eksudatif/ülseratif tonsillit
- Tek/iki taraflı ağrılı servikal LAP (± süpürasyon)
- B-laktam tedavi yanıtsızlığı öyküsü vardır.
- Ayırıcı tanı: streptokoksik tonsillofarenjit, EMN
İntestinal tularemi
- Tulareminin nadir formudur.
- Karın ağrısı, ishal ve kusma ile başvururlar.
- Kontamine su veya pişmemiş et tüketimi sonrası oluşur.
Tularemide deri lezyonları
- Tüm formlarda %8-20 görülebilir (2.haftada)
- Papüler, papülo-veziküler, eritema nodosum, eritema multiforme
Komplikasyonlar
- Lenf nodu süpürasyonu (en sık)
- Menenjit
- Perikardit, endokardit
- Hepatit
- Peritonit
- Osteomyelit
- Protez eklem enfeksiyonu
Tanı
- Çoğunlukla klinik (tavşan, geyik veya kenelerle temas öyküsü + LAP + ateş) ve epidemiyolojik veriler ile birlikte serolojiye dayanır
- Kişiden kişiye bulaşmaz. İzolasyon önerilmez. BSL-2 gerekir.
- Gram boyamada zayıf boyandığı için bakterinin tanınması zordur.
- Kültür (Thayer-martin, BCYE): İdentifikasyon için >1 hafta gerekir. MALDI-ToF sıklıkla H.influenza veya Aggretibacter tanımlar.
- 2-4 hafta aralıkla 4X titre artışı olması
- Akut tüp aglütinasyon ≥1/160 veya Mikroaglutinasyon: ≥1/128 tek titre
- ELISA
- PCR
- Lökosit normal/artmış, sedimentasyon artmış
- AST, ALT, CK artmış
- Trombositopeni
Ayırıcı Tanı
- Streptokoksik, stafilokoksik, tüberküloz lenfadenit
- Kedi tırmığı hastalığı
- Enfeksiyöz mononükleoz
Vaka tanımları
- Şüpheli Vaka
- Tularemi uyumlu klinik semptomlar ve riskli temas hikayesi
- Olası Vaka
- Klinik semptomlar var ve alınan örneklerden F. tularensis antijen yada DNA pozitifliğinin gösterilmesi
- Tek bir serumda serolojik pozitifliğin saptanması
- ELISA ile en az bir serumda yüksek düzeyde pozitiflik saptanması
- Kesin Vaka
- Kültürde üreyen F. tularensis’in identifikasyonu (Ag yada DNA bakılarak)
- Farklı zamanda alınan serum örneklerinde 4X artış (Tüp yada mikroagglütinasyon testi)
Tedavi
- Erken (<3 hafta) antibiyotik tedavisi önerilir. Bundan amaç;
- İyileşme süresini kısaltmak
- Komplikasyonları önlemek
- Relapsları azaltmak
- Ölümleri önlemek
- Antibiyotik öncesi dönemde ölüm oranı >%30, streptomisin kullanılması sonrası <%4
- Orta/ciddi enfeksiyonda bakterisidal Streptomisin 2x1gr im/iv 10 gün (ilk tercih, en etkili, relaps yok)
- Yan etki yakından izlenmelidir.
- Streptomisin yerine Gentamisin 5mg/kg iv 10 gün verilebilir.
- MSS enfeksiyonunda tedaviye Siprofloksasin 3x400mg iv eklenmesi önerilir.
- Hafif hastalık için;
- Doksisiklin 2x100mg po/iv 14-21 gün (relaps oranı daha yüksek)
- Siprofloksasin 2x400mg iv veya 2x750 mg po 14-21 gün
- Beta-laktamlar, makrolidler ve sulfonamidler etkisizdir
- Erken tedavi, lenf nodu süpürasyonunu önlemede en etkilidir.
- Gebede gentamidin tercih edilir. Siprofloksasin alternatiftir.
Korunma
- İnsan-insan bulaş olmadığından izolasyon gereksizdir.
- Kene ısırığından sonra profilaksi gerekmez.
- Tularemi açısından yüksek riskli maruziyetler için; doksisikli 2x100mg po veya Siprofloksasin 2x500mg po 7-14 gün
- Endemik bölgelerde, ölü veya hasta hayvanlara dokunulmasından kaçınma
- Avlanan tavşan ve benzeri hayvanların işlenmesi sırasında eldiven kullanma
- Av etini yemeden önce iyice pişirilmesi gerekir.
- İçme sularının düzenli klorlanması, su kaynaklı salgınları neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştır.
- DEET, pikaridin, IR3535, Limon Okaliptüs Yağı (OLE), para-mentan-diol (PMD) veya 2-undekanon içeren EPA tescilli böcek kovucuların kullanımı
- Keneleri ve geyik sineklerini ciltten uzak tutmak için uzun pantolonlar, uzun kollular ve uzun çoraplar giyilmelidir.
- İnce uçlu cımbızla yapışık keneleri hemen çıkarılmalıdır.
- Günümüzde onaylı aşı mevcut değildir. Laboratuvar çalışanları için canlı atenue aşı mevcut ancak FDA tarafından incelenmektedir.
- Bildirimi zorunludur (>2005)
- 2005/61 sayınılı genelge ile içme/kullanma suyu kaynakları ve depolarının ıslahının yapılması ile tularemi ayırıcı tanısında dikkat edilecek hususlar illere bildirilmiştir.
REV230410




