Tüberküloz
REHBERLER
Türkiye
- Bitmeyen Pandemi Tüberküloza Güncel Yaklaşım (Ekmud2023)
- Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı (SB 2022)
- Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi (SB 2019)
- Tüberküloz Kontrol Faaliyetleri Saha Uygulama Kılavuzu (SB 2019)
- Anti-TNF Kullanan Hastalarda Tüberküloz Rehberi (SB 2016)
- Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi (SB 2011)
Uluslararası
- Updates on the Treatment of Drug-Susceptible and Drug-Resistant Tuberculosis: An Official ATS/CDC/ERS/IDSA Clinical Practice Guideline (2025)
- WHO consolidated guidelines on tuberculosis: module 3: diagnosis: rapid diagnostics for tuberculosis detection, 3rd ed (240320)
- Tuberculosis preventive treatment: rapid communication (WHO240213)
SUNULAR (Sağlık Bakanlığı)
İSTATİSTİKLER (Sağlık Bakanlığı)
- Tüberküloz Olgularının Temel Özelikleri, 2023
- Yıllara Göre Toplam Tüberküloz Olgu Hızı ve Tüberküloz İnsidansı,2005-2023
- Tüberküloz Olgu Hızları ve Olgu Hızlarındaki Yıllık Değişim, 2005-2023
- İllere Göre Olgu Hızları ve Tüberküloz İnsidansı, 2023
- ÇİD - Tüberküloz, 2005-2023
- HIV + Tüberküloz Birlikteliği, 2009-2023
- Tedavi Sonuçları, 2022
- İllere Göre Toplam Tüberküloz Olgularında Tedavi Sonuçları, 2022
- İllere Göre Yeni Yayma (+) AC Tüberküloz Tedavi Sonuçları, 2022
EKSTRAPULMONER TÜBERKÜLOZ
Giriş
Giriş
- Tüberküloz (TB) yaklaşık 7000 yıldan beri bilinmektedir.
- MÖ 4000 yıllarına ait iskelet kalıntılarında TB bulundu.
- MS 1700 yıllarında Avrupa’da salgın (İngiltere’ deki ölümlerin %25'i) yapmış.
- 1882’de R. Koch hastalığın nedenini buldu.
- 1882’de P. Erlich basilin ARB olduğunu buldu.
Etiyoloji
- Gelişmekte olan ülkelerde ve gelişmemiş ülkelerde ciddi morbidite ve mortalite nedenidir.
- 70’den fazla mikobakteri türü olup çoğu insanda hastalık etkenidir.
- İnsanlarda ciddi hastalıklara yol açan türler:
- M. tuberculosis
- M. leprae*
- M. avium kompleksi*
- M. kansasii*
- M. fortuitum*
- M. cheloniae*
- M. abscessus*
*NTM: nontüberküloz mikobakteri
- NTM:
- Kültürde üremeyen: M. leprae, M. lepromatosis
- Yavaş üreme (>7 gün) (nonkromojenik): M. avium complex (M. avium, M. intracellulare, M. chimaera), M. ulcerans, M. terrae, M. haemophilum
- Yavaş üreme (fotokromojenik): M. kansasii, M. marinum, M. simiae, M. aslaticum
- Yavaş üreme (skotokromojenik): M. scrofulaceum, M. gordonae, M. xenopi, M. flavescens, M. szulgai
- Hızlı üreme (<7 gün): M. fortuitum, M. cheloniae-abscessus complex, M. smegmatis, M. vaccae
- Tüberküloz insanlarda görülen klasik mikobakteri hastalığıdır.
- Tüberküloz kompleksi:
- M. tuberculosis: TB olgularının %97-99’undan sorumludur.
- M. bovis
- M. bovis var BCG: M. bovis'in laboratuvarda seçilmiş mutant formu
- M. africanum
- M. canettii
- M. microti: Tarla farelerinde izole edilir. Özellikle iömunsupresiflerde hastalığa yol açabilir.
- M. pinnipedii: fok
- M. caparae: keçi
- M. orygis: Su kuşları, antiloplar gibi daha büyük memelileri etkiler.
- M. mungi: şeritli firavun faresi
- Mycobacterium genusu:
- 0.2-0.6x1-10 um boyutlarında
- Hareketsiz
- Sporsuz
- Asidorezistan boyanma gösteren mikroorganizmalar;
- Nocardia
- Rhodococcus
- C. parvum
- Isospora
- Cyclospora
- Yavaş üreme özelliği (t1/2: 12-18 saat)
(C. perfringens 10 dk, E. coli 20 dk)
- Aerobik basiller
Epidemiyoloji
- Gelişmiş ülkelerde TB ileri yaşlarda, gelişmekte olanlarda gençlerde görülmektedir.
- DSÖ’ye göre, dünyada 10-12 milyon/yıl yeni olgu görülmektedir.
- Her yıl TB nedeniyle 3 milyon ölüm olmaktadır.
- ABD’de yıllık insidans 13/100.000'dir.
Sınıflandırma
- Non-immün savunma mekanizmaları devreye girer.
- %70 yeterli olup basil uzaklaştırılır ve enfeksiyon başlamaz.
- %30 yetersiz olup enfeksiyon başlar. İmmün savunma mekanizmaları devreye girer.
- %5'inde immün savunma yetersizdir.
- Primer progresif TB=Çocuk tipi TB: Primer enfeksiyonun lokal yayılımıyla erken progresyon (1-5 yıl) gösterir.
- Primer enfeksiyonun sistemik yayılımıyla dissemine hastalık, miliyer tb, ekstrapulmoner TB gelişir.
- %95'inde immün savunma yeterlidir.
- Latent TB=Persistan asemptomatik enfeksiyon: İmmün kontrolün varlığında %90'ı ömür boyu sessizliğini korur. Dormant basiller granülomlardadır. Kişi enfektedir, ancak klinik bulgu yoktur.
- Postprimer/reaktivasyon TB: İmmün kontrolün kaybıyla %10'u geç progresyon gösterir (post-primer TB, erişkin tipi TB). Aktif TB olup bakteri saptanabilir. Klinik bulgular görülebilir.
Bulaş yolları
- TB'li hastanın öksürüğü, hapşırması, konuşması yoluyla bulaşabilir.
- Hapşırma ile 1-5 mikron çapında, 3-10 adet basil içeren, 3500 kadar enfeksiyöz parçacığı etrafa saçılır.
- Damlacık çekirdeklerinin havaya yayılımı ve inhalasyonu bulaşmada önemlidir.
- Bulaştırıcılığın yüksek olduğu durumlar:
- Laringeal TB
- ARB pozitifliği
- Kaviter lezyon varlığı
- Direkt:
- Subplevral odaktan plevral aralığa veya
- TB nodülünden perikard veya peritona yayılım
- İntraluminal:
- Pulmoner sekresyonların solunum sistemi veya gastrointestinal sistem ile yayılımı)
- Lenfohematojen (en sık yayılım)
TB risk faktörleri
- Malnütrisyon
- Alkolizm (özellikle son 12 ayda)
- Diyabet
- HIV/AIDS
- Kronik böbrek yetmezliği
- Malignite
- TNF-a inhibitörleri (infliximab vs.)
- Kortikosteroid
- Cinsiyet (kadın)
- ≥45 yaş
- Endemik bölgede yaşamak
- Gebelik
- KOAH
- Çok sigara içme
Akciğer dışı tüberkülozlar
- Akciğer parankimi dışındaki TB'yi tanımlar.
- Akciğer TB ile birlikte ise vaka akciğer TB olarak kabul edilir.
- Ülkemizde TB vakalarının %15-30'unda görülür.
- İmmünsüpresiflerde (AİDS ..) %50
- Kadınlarda daha sık (plevra TB hariç) görülürler.
- Ülkemizde sıklık sırası:
- Lenf nodu (%28-43)
- Plevral (%18-23)
- Abdominal
- Genitoüriner
- Kemik-eklem
- Miliyer
- Menenjit
- Diğerleri
Yıllara Göre TB İnsidansı, 2005-2018

Yaş Gruplarına Göre Toplam TB Olgu Hızındaki Değişim, 2005 ve 2018

Akciğer ve Akciğer Dışı Yeni Olguların Dağılımı, 2005-2018

Akciğer ve Akciğer Dışı Önceden Tedavi Görmüş Olguların Dağılımı, 2005-2018

Akciğer ve Akciğer Dışı Toplam Olguların Dağılımı, 2005-2018

Akciğer Dışı Tüberküloz Olgularında Tutulan Organların Dağılımı, 2018

Akciğer Dışı (AD + “AC+AD”) TB Olgularında Cinsiyete Göre Tutulan Organların Dağılımı, 2018


RENAL TB
- Patogenez:
- Lenfohematojen yayılım ya da nadiren intravezikal BCG sonrası oluşur.
- Primer enfeksiyondan ortalama 5-25 yıl sonra gelişir.
- Kaliks veya pelvis tutulunca klinik ortaya çıkar.
- TB odakları glomerüllere yakın olarak görülür.
- Böbrek ve üreterlerde mikroskopik ve makroskopik kalsifikasyonlar
- Parankim kazeöz madde veya fibröz doku tarafından harap edilmiştir
- Perinefritik abse de gelişebilir
- Epidemiyoloji:
- İleri yaşta daha sık görülür.
- Risk faktörleri: Hipertansiyon, böbrekte kalsiyum birikintileri, hidronefroz, son dönem böbrek hastalığı
- Klinik:
- Vakaların %20'sinde klinik semptom olmayabilir.
- Dizüri, pollaküri, kolik ağrı, böğür ağrısı, ateş, gece terlemesi
- Alt lomber bölgede apse ve şişlik (soğuk apse ile)
- En sık üreterde tıkanıklık ve hidronefrozla komplike olabilir.
- Tanı:
- Hangi vakalarda araştıralım?
- Uygun tedaviye cevap vermeyen, verse bile tekrarlayan sistit
- Steril piyüri, makroskopik (%10)/mikroskopik (%50) hematüri, proteinüri
- Kronik drene olan skrotal sinüs
- Mevcut veya geçirilmiş TB öyküsü
- En az 3 (3-6) sabah art arda ilk idrar örneği verilir.
- Biriktitirilmiş idrar güvenli değil, pH alkali forma dönüşür.
- İdrar ARB %42-52 duyarlılık %97 özgüllük (mL başına 5000 bakteri eşik değer)
- İdrar mikobakteri kültürü %10-90 duyarlılık %100 özgüllük (LJ 6-8 hf otomatize 2-3 hf)
- İdrar ARB kültürleri, yüksek özgüllük ve %80-90 duyarlılık
- İdrar PCR %87-100 duyarlılık ve %93-98 özgüllük
- Görüntüleme:
- PA AC grafisi
- Direk ÜS grafisi
- IVP (erken dönemde normal olabilir)
- Fokal kalsifikasyon
- Üreteral darlık
- Üreterde düzleşme, tesbih/ türbişon şeklinde üreter
- Hidronefroz
- Parankim kavitasyonu
- Otonefrektomi
- USG (üreter, tıkanıklığında tedavi öncesi ve sonrası takipte)
- Kontrastlı BT tanıda tercih edilir.
Böbrek TB ve son dönem böbrek hastalığı olan bir hastanın kontrastlı BT kesitiSol böbreğin piyelokalisyal sisteminin genişlemesi
- Tedavi:
- 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- Üreter tıkanıklığını açma, hasarlı böbreği çıkarma ve böbrek apsesi drenajında cerrahi endikedir.
- Tedavi yanıtını izlemede ayda bir idrar TB kültürü önerilir.
GENİTAL TB
- Genellikle hematojen ve lenfatik yayılımla gelişir.
- Pulmoner enfeksiyon ile ürogenital TB'nin kliniği arasındaki ort süre 22 yıldır (1-46 yıl)
- Erkek:
- % 80’i renal TB ile birliktedir.
- En sık orşit, epididimit görülür.
- Ağrılı skrotal kitle (en sık), abse ,sinus gelişimi önemlidir.
- Kronik drene olan skrotal sinüs genelde vardır.
- Oligospermi sıktır ve infertilite tedaviye çok zor cevap verir.
- Sistemik semptom hemen hemen yoktur.
- %40'ında renal TB semptomları bulunur.
- Kadın:
- Çoğu (%94) hematojen yolla oluşmuş endosalpenks TB ile başlar.
- Buradan %50 endometriuma, %30 overlere, %5-l5 servikse, %l0 vajene yayılır
- Pelvik inflamatuvar hastalık, pelvik ağrı
- Menstrüel düzensizlik, dismenore, vajinal akıntı
- Ektopik gebelik infertiliteye neden olabilir.
- Tanı:
- Kitle lezyonundan histopatolojik inceleme ve TB kültür için örnek
- Kadınlarda endometrium ve servikal biyopsi örneklerinden
- Vajinal akıntı veya menstruasyon kanından ARB, TB kültürü ve sitolojik inceleme
- Tedavi:
- 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- Enfekte erkekten kadına cinsel temasla genital TB olabilir.
TB ARTRİT
- Tüm TB'lerin yaklaşık %1'ini ve ekstrapulmoner TB'lerin %10'unu oluşturur.
- Patogenez:
- Dissemine birincil enfeksiyonun parçası olarak veya
- HIV enfeksiyonu veya diğer immunsupresif bireylerde geç reaktivasyonla ortaya çıkar.
- Klinik:
- En sık prezentasyon kronik granülomatöz monartrit şeklindedir.
- Aylar veya yıllar içinde ilerleyici monartiküler şişlik ve ağrı gelişebilir.
- 60 yaş altında yük taşıyan eklemlerde görülür.
- En sık diz (%24) tutulur.
- Kalça, el bileği, ayak bileği, interfalangeal, dirsek ve omuz tutulabilir.
- Tüm vakaların sadece yarısında sistemik semptomlar görülür.
- Tanı:
- Sinoviyal sıvının aspirasyonu
- Hücre sayısı 20.000/μL (%50 nötrofil)
- ARB vakaların <1/3'ünde pozitif
- TB kültürü %80 pozitif
- Sinoviyal doku biyopsisi
- TB kültürü ~%90 pozitif
- Histopatolojide granülomatöz inflamasyon (%100)
- NAA yöntemleri tanı süresini 1 veya 2 güne kadar kısaltabilir.
- Radyografi
- Sinovyal bağlanma noktalarında periferik erozyonlar
- Periartiküler osteopeni
- Sonunda eklem alanı daralması
- Tedavi:
- 6-9 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4-7 ay HR) verilir.
- İmmunsupresif (HIV ..) vakalarda 12 aya uzatılabilir.
- Poncet hastalığı, viseral veya yaygın TB'li kişileri etkileyen reaktif simetrik poliartrittir.
- Eklemlerde mikobakteri tespit edilmez ve semptomlar anti-TB tedavi ile düzelir.
TB SPONDİLODİSKİT
- Tüm TB'lerin yaklaşık %1-5'ini ve ekstrapulmoner TB'lerin %10'unu oluşturur.
- Vertebra TB = Pott hastalığı
- TB osteomyelitin yaklaşık %50’si omurgayı tutar.
- Kosta, kafatası, parmak, pelvis, uzun kemikler ve her kemikte olabilir.
- Multifokal osteoartiküler tutulumun en önemli nedenleri arasındadır.
- Hematojen veya yakın odaktan lenfatik yolla yayılım sonrası ortaya çıkabilir.
- %50'sinde kemikteki lezyonun yumuşak dokuya açılmasıyla paraspinal soğuk abse gelişir.
- Pozisyona bağlı kaslar arasında yer değiştirebilir.
- Anteriora yayılımla psoas apsesi gelişebilir.
- İlk odak, vertebranın anterior-süperior veya anterior- inferior bölgesidir.
- Buradan diğer vertebraya ve intervertebral diske yayılır
- En sık tutulan bölge alt torasik vertebralardır.
- Lomber, servikal, sakral vertebralar izler.
- Başlangıçta sırt ağrısı belirgindir.
- Tedavisiz ileri dönemde alt ekstremite güçsüzlüğü/parapleji ve kifotik deformite ile kendini gösterir.
- Tanı:
- Kalıcı sekel gelişimini önlemek için uygun tedaviye zamanında başlamak için hızlı tanı gereklidir.
- İİAB ve aspirasyonla;
- Mikrobiyolojik (ARB, TB kültürü, TB PCR)
- Histopatoloji
- Direkt grafi:
- Ardışık iki vertebranın ön üst-altlarında erozyon düzensizlik
- Vertebral kolonda öne eğilme
- Disk mesafesinde azalma görülebilir.
- MR (tercih edilen) ve BT daha fazla bilgi verir.
- Tedavi:
- 9 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 7 ay HR) verilir. 12 aya uzatılabilir.
- Nörolojik defisit, vertebra stabilizasyonunda bozulma vs. komplike vakalarda veya göğüs duvarı soğuk apsesinde cerrahi endikedir.
TB PERİKARDİT
- Sıklıkla mediyastinal ve hiler LAP'ın perikard aralığına açılmasıyla gelişir.
- Hematojen yayılma nadirdir.
- 4 patolojik aşaması tanımlı:
- fibrinöz eksüdasyon
- lenfositik efüzyon (en erken tanınabilir fazı)
- granülomatöz kazeasyon ile efüzyonun emilimi
- konstrüktif skarlaşma
- Klinik:
- İlk tablo nonspesifiktir ve sinsi olabilir
- Ateş, kilo kaybı ve gece terlemeleri genellikle kardiyak tablodan önce gelir.
- Akut perikardit, tamponat, kronik perikardiyal effüzyon (%40), konjestif kalp yetmezliği gelişebilir.
- Perikardiyal efüzyona bağlı dispne, hipotansiyon, paradoks nabız, ateş, HM, batında asit, periferik ödem görülebilir.
- ST-T değişiklikleri saptanabilir.
- Multipl lokulasyon gösteren efüzyonda TB düşünülmelidir.
- Hemodinamik durum iyi ise perikardiyosentez yapılması önerilir.
- Perikard sıvısı:
- Eksudatif karakterde, lökosit l000-2000 hücre/ml (lenfomonositer hakim, LNR ≥1.0)
- Protein yüksek, ADA 30-60U/L
- ARB ve TB kültürü %40-60 pozitiftir.
- TB PCR (GeneXpert testi): Yararlı olabilir (duyarlılık %52 ve özgüllük %100)
- TB non endemik bölgede, kesin tanı konulamayan (>3 hafta) hastalar için perikardiyal biyopsi gereklidir.
- Endemik bölgelerde ampirik tedavi öncesi gerekli değildir.
- Tedavi yaklaşımı akciğer TB ile aynıdır.
- Tedaviye rağmen mortalite yüksektir (%40)
- Vakaların 2/3'ünde cerrahi gerekmez.
- Steroidler, mortaliteyi ve perikardiektomi operasyonunu azaltır.
- Konstrüktif perikardit gelişen ve 6-8 hafta tedaviye rağmen hemodinamik düzelme olamayan vakalarda perikardiyektomi gerekir.
- Akciğer lezyonu olmaksızın bilateral plevral efüzyonlu kalp siluetinde önemli bir artış gösteren grafi
- Masif perikardiyal efüzyonu gösteren toraks BT
- Masif perikardiyal efüzyonu gösteren TTE
TB MENENJİT
- Tüberkülozun en ağır formudur.
- Primer infeksiyonun erken veya geç komplikasyonu olarak gelişir.
- Miliyer tüberkülozun komplikasyonu olarak menenjit haftalar içinde gelişir.
- Subakut / kronik menenjit tablosu ile başvuran hasta aksi kanıtlanmadıkça TB menenjit kabul edilmelidir.
- Patogenez:
- Sıklıkla hematojen yayılımla basiller MSS'ye ulaşarak belirli aşmalar sonrası menenjite yol açar.
- İlk aşamada piameter altında ya da sbependimal yüzeyde Rich odağı (küçük intraserebral TB odakları)
- İkinci aşamada Rich odağının subaraknoid boşluğa veya ventriküllere açılması
- Nadiren beyindeki tüberkülomların subaraknoid mesafeye ilerlemesi direkt yayılım olabilir.
- Genellikle meninksler ve beyin dokusu birlikte tutulur.
- TB basilinin BOS’a ulaşmasından sonraki olaylar üç başlık altında toplanabilir:
- Yapışıklıklar
- Obliteratif vaskülit
- Ensefalit
- Epidemiyoloji:
- Erişkinde en sık 25-45 yaş arası görülür.
- TB hastalarında % 2 MSS tutulumu, HIV + TB ise %10
- Predispozan faktörler:
- HIV (ekstrapulmoner tüberküloz insidansı artmakta)
- Alkolizm
- Diyabetes mellitus
- Maligniteler
- İmmünsupresif tedavi (steroid vs.) kullanımı
- Gebelik
- Klinik:
- TB'nin en ağır klinik dormudur.
- Beyin tümörünü taklit edebilir.
- Genellikle ailede TB öyküsü pozitiftir
- Bakteriyel menenjitten ayırt etmeye yardımcı olabilecek özellikler;
- Subakut prezentasyon
- Nörolojik semptomların varlığı
- Kraniyal sinir felçlerinin varlığı
- Tüberkülomlar, menenjit, spinal araknoidit, kranyal sinir felçleri, damarlarda tıkanma, lokal nörolojik harabiyet, nöbet, obstruktif hidrosefali, spastik ve flask parapleji, spinal meninkslerde tutuluma bağlı değişken klinik gözlenebilir.
- Olguların 2/3’ünde 2-3 haftalık prodrom vardır.
- nonspesifik-> Halsizlik, depresyon, konfüzyon, kişilik ve davranış değişiklikle
- Yavaş gelişen başağrısı, yüksek ateş, bulantı-kusma, oryantasyon/kooperasyonda ilerleyen bozulma
- Lokal nörolojik defisit, MİB, KİBAS, papil öden, patolojik refleksler, retinada tüberküller, HSM
- Klinik evreler:
- 1. evre (prodromal irritasyon): Menenjite özgü olmayan başağrısı, ateş, kusma, kabızlık, fotofobi, konfüzyon, konuşma bozukluğu, iştah kaybı
- 2. evre (Kranyal basınç artışı): 1. evreden 2 hf sonra şiddetli başağrısı, projektil kusma, nöbetler, Cheyne-Stokes solunumu, MİB varlığı, DTR’de artma
- 3. evre (terminal evre): Hastalar uyaranlara cevapsız, hemiparezi, kafa çifti felçleri, hidrosefali
- KÇ tutulumu olguların%20-30'unda görülür.
- En sık 6. sinir (N. Abducens-içe şaşılık), daha az 3. sinir (N. Oculomotorius) ve 4. sinir (N. Trochlearis) tutulur.
- Küçük ve büyük tüm MSS damarlarında obliteratif vaskülit, endotel nekrozu --- İnfarktlar ve nörolojik sekeller
- Orta serebral arter tutulumuna bağlı hemiparezi gelişebilir.
- Beynin bazalindeki eksudanın beyin dokusunda yayılması sonucunda ensefalit gelişir. Beyin ödemi ve şuur kaybı gelişir.
- Tablolar
- Santral sinir sistemi: seröz menenjit, TB menenjit, tüberküloma, TB beyin apsesi
- Spinal kord: spinal TB leptomenenjiti
- Tanı:
- BOS:
- Görünüm: berrak ya da ksantokromik (saman sarısı)
- Basınç: artmış
- Hücre: Lökosit sayısı 500/mm3 (başlangıçta PNL, ancak sonrasında lenfositler hakim)
- Glukoz: azalmış (BOS/serum glukozu <%50)
- Protein: artmış (100-500mg/dL)
- Yaymada bakılan ARB'ye bağlı tanı oranı %30-60
- ADA 9-10 U/L eşik değerinde duyarlılık %79 özgüllük %91.
- M. tuberculosis için pozitif BOS kültürü (<%50-85) veya pozitif NAAT (duyarlılık %82, özgüllük %99) ile kesin tanı konulabilir.
- Bruselloza yönelik Rose-Bengal ve Wriht testi çalışılmalıdır.
- Nöroradyoloji:
- BT ve MR bulguları, anlamlı klinikle birlikte tanıda çok önemlidir. Ancak, normal olması tanıyı dışlamaz.
- MR, bazal ganglionlar, orta beyin ve beyin sapı lezyonlarını tanımlamada BT'den üstündür.
- En sık beyin tabanı etkilenir (bazal menenjit)
- Vaskülit, tromboz, hidrosefali, periventriküler enfarktlar ve serebral parankimal tüberkülomlar görülebilir.
(Dian S, et al. Brain MRI findings in relation to clinical characteristics and outcome of TBM. PLoS One 2020;15(11):e0241974)
- Meningeal enhancement at basal meninges (A) right Sylvian fissure (B), and ventricular (C)
- non-miliary and miliary tuberculomas (D)
- pseudo abscess in axial DWI (E1), axial ADC (E2), axial T2 FLAIR (E3) and axial T1W1 post contras (E4)
- multiple acute infarctions at the left basal ganglia in axial DWI (F1), axial ADC (F2), and axial T2 FLAIR (F3)
- Communicating hydrocephalus with narrowed Callosal angle (G), void signal in the aqueduct (H), and dilated temporal horn (I), broader of Evans’ ratio (J)
- Oculomotor nerve enhancement (K).
- Tedavi:
- İki ay dörtlü kombinasyon (izoniasid, rifampisin, pirazinamid, etambutol veya streptomisin)
- İdame: İkili kombinasyon (izoniasid, rifampisin) ile 12 aya tamamlanır.
- Kortikosteroid endikasyonları:
- İntrakraniyal basınç artışı, fokal nörolojik tutulum, hidrosefali, beyin ödemi, spinal blok ve enfarkt gelişimi.
- Tüberküloz menenjitte deksametazon kullanımı:
- 1. Hafta: 0,4 mg/kg/gün, 2. Hafta: 0,3 mg/kg/gün, 3. Hafta. 0,2 mg/kg/gün, 4. Hafta: 0,1 mg/gün/gün
- Daha sonra 2-4 hafta içinde azaltılarak kesilir.
- Nörolojik bulgular varsa bazal yapışıklıklar nedeniyle hidrosefali gelişmişse V-P şant operasyonu önerilmektedir.
- Optik-kiazmatik araknoidit gelişmesi halinde cerrahi girişim gerekebilir.
GASTROİNTESTİNAL TB
- Ağızdan anüse kadar herhangi bir bölge ve/veya bölgelerde görülebilir.
- En sık ileoçekal bölge (%25-90; %75) sonra ince bağırsak (%6-67), kolon (%2-32) ve gastroduedonal (%0.5-5) tutulum görülür.
- İlio-çekal bölgede sık, çünkü:
- Bu bölgede fizyolojik stazın artması
- Bu bölgenin lenf dokusundan zengin olması
- Bu bölgeye kadar absorbsiyonun çoğunlukla bitmiş olması
- Bu bölgede basil-mukoza serbest temasının olması
- İki tip bağırsak lezyonu görülür:
- Ülseratif: Yetersiz beslenenlerde tanımlanmıştır. Genellikle ince bağırsakta görülür.
- Ülserohipertrofik: Nispeten iyi beslenenlerde tanımlanmıştır. Genellikle kolon ve ileoçekal bölgede görülür.
- Primer GİS TB'de basilin süt-peynir gibi yiyeceklerle doğrudan alınmasıyla
- Sekonder GİS TB'de yaygın kaviter akciğer TB olgularında balgamın yutulmasıyla
- Miliyer yayılım sırasında (hematojen) veya kadınlarda genital organ TB'ye sekonder gelişebilir.
- Genç yetişkinler (özellikle kadınlar) ve Pakistan, Türkiye, Batı Afrika gibi bölgelerde daha sık görülmektedir.
- Klinik:
- Semptomlar:
- Bağırsak ülserokonstriktif hastalığı yansıtan;
- Kronik ishal (%11-37)
- Karın ağrısı (en sık): bağırsak lümeninin darlığı, mezenterik inflamasyon ve/veya periton tutulumu
- Bulantı, kusma, kabızlık (%50), alt GİS kanama (%5-15; nadiren masif)
- Komşu doku tutulumunu yansıtan; asit, LAP, tubo-ovaryan semptomlar
- Kronik inflamasyon; konstitüsyonel semptomlar (ateş, halsizlik, gece terlemesi, anoreksi ve kilo kaybı) yaygındır.
- Gastroduodenal TB olanlar karın ağrısı, erken doyma, yemek sonrası dolgunluk, bulantı ve kusma ile başvurabilir.
- Rektal TB tipik olarak hematokezya ve kabızlık baskındır.
- Anal TB pilonidal sinüs, inguinal adenopatili anal ülserasyon, tekrarlayan perianal büyüme, anal fissür, anal fistül veya anal darlık olarak ortaya çıkabilir
- Hastaların %25-50'sinde palpasyonla sağ alt kadranda iliak bölgede abdominal kitle mevcuttur.
- Komplikasyonlar: Kanama, perforasyon, tıkanma (en sık), fistül, malabsorbsiyon, peritonit, intraabdominal abse ve massif kanama
- Tanı:
- Baryumlu grafi ve endoskopik biyopsi (ARB, TB kültürü, TB PCR, histopatoloji)
Endoskopide ileoçekal kapakçık, skar değişiklikleri ve çoklu ülserler görülmektedir.
- Ayırıcı tanı:
- Crohn hastalığı kolon ca (çekum), apendiks apsesi, lenfoma, tubaovaryan apse
- Tedavi:
- 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- Cerrahi: Obstrüksiyon, apse, perforasyon durumlarında gereklidir.
TB PERİTONİT
- En yaygın primer akciğer odağından hematojen yayılımla oluşan peritondaki latent TB odaklarının reaktivasyonunu takiben oluşur.
- Aktif pulmoner TB veya miliyer TB'de hematojen yayılımla da ortaya çıkabilir.
- Çok daha az yaygın, enfekte ince bağırsaktan transmural veya TB salpenjitten bitişik yayılımla periton boşluğuna girer.
- Hastalık ilerledikçe, visseral ve parietal periton tüberküllerle dolu hale gelir.
- Asitler, tüberküllerden proteinli sıvının eksüdasyonuna sekonder gelişir.
- Klinik:
- Semptom ve bulgular yavaş yavaş gelişir (haftalar-aylar).
- Asit (%93), karın ağrısı (%73) ve ateş (%58)
- Mezenterik LAP'lar
- Komplikasyonlar:
- Kalın barsağa lenf bezlerinin yapışması sonucu intestinal obstrüksiyon
- Bağırsak, mesane vekarın duvarı arasında fistüller
- Tanı:
- Parasentez ile peritoneal mayi:
- Eksudatif karakterde
- Ksantokromik renkte
- >%90 vakada serum asit albumin gradyanı <1.1 g/dl (siroz yokluğunda; varsa ≥1.1)
- Protein >3gr/dL
- Hücre sayıusı: >300 (150-4000) hücre/ml (lenfositik pleositoz)
- ADA (adenozin deaminaz): 36-40 IU/L (duyarlılık %100, özgüllük %97)
- Sirozda asit sıvısı ADA duyarlılığı, zayıf hümoral ve T hücre aracılı yanıt nedeniyle yaklaşık %30'dur.
- EZN: 1 litre asit sıvısı santrifüjle konsantre edilirse; %2-25
- TB kültürü: 1 litre asit sıvısı santrifüjle konsantre edilirse; %50-80
- TB PCR >%50 (tanıda yararlı)
- USG: Mezenterik ve retroperitoneal LAP'lar, asit sıvısı
- Laparoskopi: Periton biyopsisi (duyarlılık ve özgüllük >%95)
- Ayırıcı tanı:
- Asitle başvuran bir hastada;
- Dekompanse siroz
- Budd-Chiari sendromu
- Konstriktif perikardit
- Periton tüberkülozu: Kr. KC belirtilerinin (palmar eritem, örümcek anjiomata ve dilate karın duvarı damarları gibi) yokluğu klinik şüpheyi artırır.
- Peritonitis karsinomatoza düşünülmelidir.
- Sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD) alanlarda, TB peritonitin kliniği tipik SAPD'nin ilk yılında gelişir ve genellikle bakteriyel peritonitten ayırt edilemez.
- TB peritonit risk faktörleri (azalan sıklık): siroz, SAPD, DM, malignite, sistemik steroid ve AIDS (Chow KM, et al. CID 2002)
- Tedavide 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- Komplikasyon gelişmesi durumunda cerrahi endikasyon söz konusudur.
HEPATİK TB
- İki şekilde vaka başvurabilir:
- Miliyer hepatik TB (%80): TB, hepatik arter yoluyla karaciğere ulaşır.
- İzole hepatik TB (%20): TB, portal ven veya GİS lenfatikleriyle bağırsaktan KC'ye ulaşır veya latent TB'nin reaktivasyonunu söz konusudur..
- Klinik:
- HM (%80), ateş (%67), solunum semptomları (%66), karın ağrısı (%60), kilo kaybı (%58)
- SM (%30), asit (%20), sarılık (%20)
- Endemik bölgelerde KC apsesi, intrahepatik kitle veya granülomatöz hepatit şeklinde ortaya çıkabilir.
- Granülomatöz hepatit: Ateş, HM, belirgin yüksek ALP, hafif transaminaz yüksekliğiyle kendini gösterir.
- TB, endemik bölgelerde granülomatöz hepatitin en sık nedenidir.
- HIV enfeksiyonu açısından da hastalar dikkatle değerlendirilmelidir.
- Sarılığın varlığı genellikle safra tutulumunu düşündürür.
- İzole biliyer TB yaygın değildir.
- Tüberküler biliyer darlık, biliyer sistemi sıkıştıran genişlemiş LAP'lar, safra yolunun tıkanması veya nadiren safra kesesi tutulumu (genellikle kolesistektomi patoloji spesmenlerinde rastlantısal bir histolojik bulgu olarak tanımlanır) yer alır
- Yüksek KCFT hastalık bölgesini yansıtabilir.
- KC parankiminin tutulumu transaminazların yükselmesiyle
- Porta veya safra kanallarının tutulumu, yükselmiş ALP ve GGT) ile yansıtılabilir.
- Miliyer ve lokal hepatik TB'de hafif hiperbilirubinemi bildirilmiştir.
- Karaciğer biyopsisi
MR'da hepatik nodüler lezyonlar Çoklu birleşik, kazeifiye KC granülomları (HE × 20)
DİĞER ABDOMİNAL TB FORMLARI
- Mide (nadir) (Zhu, 2020)
- Duodenum (abdominal TB'nin %1'i) (Zhang, 2020)
- Pankreas (nadir) (Panic, 2020)
- Karın ağrısı, yapısal semptomlar ve sarılık ile kendini gösterir
- Pankreas malignitesinden ayırt edilmelidir.
- Dalak (nadir) (Gupta, 2018)
- Daha önce TB ile karşılaşmamış:
- Karşılaşmış:
- Lupus vulgaris (en sık görülen formu, yüz en yaygın etkilenen bölge)
- Tuberculosis verrucosa cutis (siğil TB)
- Liken skrofulosorum, Eritema nodozum
- HIV enfekte hastalarda TB deri tutulumu papül, vezikül ve nodül şeklinde görülebilir.
TB LENFADENİT
- Ekstrapulmoner TB’nin en sık görülen formu (plevra ile birlikte)
- Tüm TB olgularının %5’i
- TB insidansı yüksek bölgelerde çocuklukta, düşük bölgelerde 20-40 yaşta daha sık
- Kadınlarda 2 kat daha sık
- En sık anterior servikal (skrofulo) ve supraklavikuler bölge tutulur.
- Diğerleri: torakal (mediastinal ve hiler), aksillar, inguinal, intrabdominal (mezenterik) lenf nodu tutulumu
- İntratorasik lenfadenit çocuklukta sık, erişkinde seyrektir.
- Mediatinal lenfadenitler en sık genç erişkin kadınlar, yaşlılar ve AİDS'te görülür.
- HIV negatif olgularda genelde tek taraflı ve servikal yerleşimlidir.
- HIV pozitif olgularda generalize ve majör sistemik semptomlarla (ateş, terleme ve kilo kaybı gibi) birliktedir.
- PPD testi pozitifliği yüksektir.
- Primer enfeksiyon sırasında, lenfohematojen, komşuluk yoluyla oluşabilir.
- Lenf bezleri başlangıçta tek tek, yavaş büyüyen, soğuk, ağrısız, sert kıvamdadır.
- Sonra zamanla ağrılı, fluktuasyon, konglomeasrasyon ile kendini gösterir.
- Periadenit nedeniyle lenf bezleri birbirlerine ve çevre dokulara yapışır.
- Nekroza bağlı lenf bezi yumuşamaya başlar. Abse haline gelir. Abse açılır, deriye fistülize olur.
- Akıntılı sinüsler sürekli süpürasyon gösterebilir.
- Retrofaringeal apse, retroözefageal apse görülebilir.
- Sistemik semptomlar (ateş, halsizlik, terleme vs.) nadirdir.
- Tanı:
- Basilin gösterilmesi:
- mikroskopi (EZN boyamada ARB bakılması): balgam kültürleri %0-14 poztifitir. Bu vakalar miliyer TB için değerlendirilmelidir.
- TB kültürü
- TB PCR: Xpert MTB / RIF testi
- Lenf bezi biyopsisi:
- İİA biyopsisi: İlk değerlendirmede uygundur. Duyarlılığı %77 ve özgüllüğü %93 (Lau SK. Laryngol Otol. 1990)
- Eksizyonel biyopsi: en yüksek tanısal değere sahiptir ve İİA tanısal olmadığında tercih edilmelidir.
- 47 hastalık seride, İİA %62 tanı sağlarken, tüm vakalarda eksizyonel biyopsi ile TB tanısı kondu (Lee KC. Laryngoscope 1992)
- Histopatoloji: Kazeifiye granülomlar TB'yi oldukça düşündürür.
- PPD, Quantiferon testleri: Duyarlılık ve özgüllükleri benzerdir.
- Görüntüleme:
- PA akc grafi:
- non endemik ülkelerde %90-100 aktif pulmoner Tb yokken endemik ülkelerin %20-40'ında pulmoner tutulum vardır.
- HIV hastalarında tb lenfadenit vakalarında %90'a varan akciğer tutulumları olabilir.
- USG, BT, MR
- Ayırıcı tanı:
- Malignite (Hodgkin, NHL vs.)
- TB dışı mikobakteriler
- Kikuchi hastalığı
- İdiyopatik histiositik nekrotizan lenfadenit
- TB servikal lenfadenopatiyi taklit edebilir; BT'de gösterilen belirsiz sınırlı nekrotik odakları Kikuchi hastalığının bağımsız öngördürücüsü olabilir.
- Granülomatöz enflamasyon: Sarkoidoz, tularemi, bruselloz, sifiliz, lepra, aktinomikoz, kedi tırmığı hastalığı, mantar hastalığı
- Bakteriyel adenitler
- EBV
- Toksoplazmoz
- Klinik gerekçelerle tüberkülozu diğer lenfadenit nedenlerinden ayırt etmek zordur.
- Tedavi:
- 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- %25-30 vakada TB antijenine karşı reaksiyon sonucu LN ağrılı büyüme, süpürasyon yeni LAP oluşabilir. Kısa süreli steroid yararlı olabilir.
- Belirli aralıklar ve tedavi sonu USG izlem önerilir.
- Terapötik lenf nodu eksizyonu önerilmiyor.
- Cerrahi eksizyonel biyopsi ve bası etkisini azaltmada önemli katkı sağlayabilir.
PLEVRAL TB
- Eksudatif plörezinin en önemli nedenidir.
- Patogenez:
- Primer akciğer enfeksiyonundan birkaç ay sonra gelişir.
- Parankimdeki subplevral kazeöz odağın plevral boşluğa açılması sonucu oluşur.
- Kazeöz içerikli kavitenin boşluğa açılmasıyla TB ampiyem de gelişebilir.
- Plevral aralıktaki TB antijenleri tip 4 (hücresel) aşırı duyarlılık immün yanıtı başlatır.
- Lenfo/hematojen yolla da gelişebilir.
- Klinik:
- Akut/subakut olabilir.
- Semptom: ateş (%85), kuru öksürük (%77), plöretik göğüs ağrısı (%36), halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı, dispne
- Başlangıçta olan göğüs ağrısı efüzyon arttıkça azalır.
- FM: perküsyonda frotman, matite, solunum seslerinde azalma
- Tanı:
- Torasentezle alınan plevral sıvı:
- Ksantokromik (saman sarısı); bazen berrak, hafif bulanık, hemorajik de olabilir.
- Eksuda vasfında, protein >3-5 gr/dL, LDH 500IU/L
- Glukoz düzeyi seruma göre düşük (<60mg/dl altına düşmez)
- Lökosit sayısı 500-2500/mm3 olup lenfosit ( başta PNL hakim) baskın (LNR >0.75) tiptir.
- ADA >40IU/L (duyarlılık %80, özgüllük %80-87)
- ADA; mezotelyoma, lenfoma, RA, ampiyem de yükselebilir- TB prevalansı yüksek ülkelerde, <35 yaş vakada ADA>47 U/L ise plevral biyopsi olması şart değil
- ARB ile basil gösterilme şansı ve kültürde üretme olasılığı düşük
- Santrifüf sonrası yaymada ARB bakılması tanıda faydalı
- Ampiyem gelişmedikçe basil saptama oranı düşüktür.
- Kültür pozitifliği ortalama %30 (15-60)
- PCR ile basil gösterilme olasılığı daha yüksek
- Plevra iğne biyopsisi: Histopatolojide %75 (55-80) granülomlar saptanır.
- Radyoloji:
- Akciğer grafide tek taraflı (sıklıkla sağ taraf) plöreziye bağlı homojen dansite (miliyer TB'de bilateral)
- nonHIV vakaların %75'inde üst lob (TB reaktivasyonunu) ve alt lob %25'inde (birincil hastalık) yer alır.
- HIV vakalarında parankimal hastalık en sık alt lobda (%75) ortaya çıkar
- Akc parankiminde infiltrasyon olmadan da görülebilir
- Periton ve perikard tbc ile birlikte olursa; tbc poliseroziti
- BT radyografiden daha duyarlı; %80'inden fazlasında parankimal hastalığı gösterir.
- USG ile de efüzyon tanısı konabilir.
- Ayırıcı tanı:
- Parapnömonik efüzyon, pulmoner tromboembolizm, malign plevral efüzyon
- Plevral sıvıda ADA artışı: Mezotelyoma, romatoid artrit, ampiyem, lenfoid maligniteler
- Tedavi:
- 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- Steroidlerin yararı tartışmalıdır.
- Boşaltıcı torasentez, masif plevral efüzyonda (grafide >2/3 hemitoraksta opaklaşma) klinik yararı olabilir.
- Hemitoraksın çoğunu kaplayan sağ taraflı plevral efüzyon
- Plevra doku biyopsisi EZN boyamasında ARB
- Plevral doku biyopsisi H&E boyamasında granülomatöz inflamasyon
MİLİYER TB
- Akciğerde spesifik miliyer (darı tanelerine benzer) görünümle birlikte akciğer dışı tutulumlarda vardır.
- Tutulan organlar: dalak, KC, akc, kemik iliği, böbrek, MSS, adrenal bez, periton.
- TB basilinin hematojen yayılımı ile gelişir. Bir çok organda granülom oluşabilir.
- Sınıflandırma:
- Akut miliyer TB: Alt hast. olan, immunsupresif tedavi alan veya ileri yaşta
- Kriptik miliyer TB: Vücudun herhangi bir yerindeki odaktan aralıklı hematojen yayılımla
- Reaktif olmayan miliye TB: Çok sayıda basilin kan dolaşımına gelmesiyle
- Klinik:
- Akut formda mortalite yüksektir.
- Subakut ve kronik formda akc miliyer görünüm ve akc dışı tutulum (HSM, pansitopeni gibi) görülür.
- Uzamış ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve kilo kaybı kliniği olan olguda öncelikli miliyer TB düşünülmelidir.
- Akciğer semptomları
- Hepatomegali (%35)
- LAP (%30)
- Ense sertliği (%26)
- Splenomegali (%12)
- Koroidal tüberkül, pnömotoaks, cil altı amfizemi, plevral effüzyon, deri lezyonları
- Fulminan seyir ile şok ve ARDS
- Tedavi rağmen mortalite %15-30
- Tanı:
- Tanıda tipkik klinik yanında tipik/atipik radyoloji
- %85'inde akciğer grafi/BT'de bilateral, diffüz, uniform, interstisyel nodüler tutulum görülür.
- Miliyer patern oluşması 3-4 hafta alabilir.
- Başlangıçta 0.5 mm, tedavisiz olguda 3 mm olabilir
- Fundus muayemesi:
- Koroidal tüberküller saptanır.
- Nonspesifik LAB testleri:
- Lökopeni, trombositopeni, refrakter anemi, pansitopeni, lökomoid reaksiyon görülebilir.
- KCFT'de 3-5 kat artışla bozulma saptanabilir.
- Hiponatremi (uygunsuz ADH), kipoksi, hipokarbi, DİK bulguları
- Tanısal testler:
- Balgam, BAL, BOS, kemik iliği, transbronşiyal biyopsi örnekleri
- ARB, TB kültürü, TB PCR ve spesifik histopatolojik bulgular
- %33-39 balgam kültürü pozitifliği
- Tedavi:
- 6 ay standart anti-TB (ilk 2 ay HRZE sonra 4 ay HR) verilir.
- 9-12 ay tedavi süresi gerekli olabilir.
- Çocuklar, immunsupresifler, yavaş mikrobiyolojik/klinik yanıtı olanlar
- MSS, kemik/eklem vs. tutulumu olan hastalar
Mesane kanserlerinde intraveziküler uygulanan BCG
- Yüzeyel mesane kanserlerinde rekürrensleri önlemede immünoterapi amaçlı kullanılmaktadır.
- Uygulama sonucunda lokal veya hayatı tehdit eden sistemik komplikasyonlar görülebilir.
- Uygulama sonrası %57-91 sistit, %26-55 hematüri ve %28-73 ateş görülür.
- Sistit, BCG’ye bağlı enflamatuar reaksiyon ile ilişkilidir ve genellikle 3. uygulamadan sonra görülür.
- Hepatit, pnömoni, artrit, renal apse, pansitopeni, sistemik hastalık ve sepsis gibi komplikasyonlar da gelişebilir.
- Tekrarlayan transüretral kateterizasyonlar, nonspesifik bakteriyel enfeksiyonlara neden olabilir.
- Anti TB etkili kinolonların kullanımı BCG immünoterapisinin başarısını azaltabileceğinden antibiyoterapide tercih edilmemelidir.
- Tedavi:
- BCG, M. bovis suşundan hazırlanır ve pirazinamide dirençlidir.
- Bu nedenle tedavi protokollerinde pirazinamid yer almaz.
- BCG sonrası en az 3 hafta sistit semptomları devam eden hastalar
- 6 ay süreyle INH 300mg/gün, RIF 1x600mg/gün ile tedavi edilmelidir.
- Sistemik yan etki geliştiğinde BCG uygulaması ertelenmeli veya yarıda kesilmelidir.
- Nadir ve ölümcül seyredebilen bir komplikasyon yaygın BCG enfeksiyonu (BCGitis)
- Özellikle immünsupresiflerde BCG uygulaması sonrası birkaç haftada gelişebilir.
- Sistemik BCG enfeksiyonunda INH 300mg/gün, RIF 1x600mg/gün, ETM 1x1200mg/gün ile 6 aylık tedavi önerilir.
- BCG sonrası organ tutulumlarında farklı tedavi protokolleri denenmektedir.
- Örneğin TB peritonit gelişmişse HRE ile 2 aylık tedaviyi takiben HR ile tedavi 9 aya tamamlanır.
REV221002













